Biri kendisini, diğeri tüm Türkiye’yi batırıyor!

İhsan Şenocak Hoca’ya Allah selamet versin..

Üniversitelerde neler yaşandığını, kız-erkek ilişkilerindeki rezaleti hatırlatmıştı da, ahlaksızlar topluca saldırmıştı, “Bu nasıl bir zihniyet” diye..

Şimdi birer ikişer gerçekler önümüze çıkıyor.

İhsan Hoca söyledi bıraktı..

Gerçekler kendiliğinden çıkıyor..

Üniversitelerde sınıflara girip, “Selam arkadaşlar, napıyonuz” diyemiyoruz..

Ama koronavirüslü günlerde, aslında sınıflarda neler oluyordu da gizleniyordu, hepsi ortaya çıkıyor.

Üniversiteler tel tel dökülüyor..

Bir avuç sapkının, “Siz ne mantıksınız ya.. Aklınız fikriniz belden aşağıya. Siz hiç normal düşünemez misiniz” söyleminin, aslında hangi ahlaksızlıkları örttüğü gerçeğini, uzaktan eğitim sırasındaki rezaletlerle daha net görüyor, kavrıyoruz..

Geçtiğimiz ay Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Orhan Acar’ın örneğinde yaşadık..

Yaşını başını almış profesör, online konferans sırasında “Kızları da görüyoruz” sözleri ile, bizlere gerçekleri göstermiş, sonra da istifa etmek zorunda kalmıştı..

O istifa ile, üniversitelerde sorunlar bitti mi?

Bitmedi..

Bitmez de..

Bu defa Atılım Üniversitesi’nde benzer bir skandalla karşılaştık..

Atılım Üniversitesi’nde görev yapan, yine yaşını başını almış bir profesörün, ders sırasında porno yayın izlediği iddia edildi..

İddia demeyelim de şöyle izah edelim..

Online eğitim vermenin acemiliği sebebi ile, profesörün ekranı kameraya yansıdığında, bir yandan ders verirken, diğer yandan porno izlediği ortaya çıkmış..

Belki merak edersiniz, “Suçlama yapılan profesör acaba bu konuda ne açıklama yapmış” diye..

Ders sırasında porno yayın izlemekle suçlanan Prof. Dr. Hasan Kaval’ın açıklaması şöyle:

“Ya hayır porno falan değil ya, porno değil ya! Nereden çıktı porno? Hayır porno değil ya, kim diyor porno? Netflix ya..”

Neresinden bakarsanız bakınız, rezalet..

Porno seyrediyor olsa da rezalet..

O görüntüler eğer Netflix filmi içinde geçen kareler ise, daha büyük rezalet..

Bu profesör, illegal bir yerlerden temin ettiği porno filmi izliyorsa, bir skandal..

Eğer o görüntüler, bu ülkede, resmi olarak yayın yapan, vatandaştan para tahsil ederek ve denetime tabi olarak evlere-işyerlerine giren  bir platformun listesindeki filmdeki görüntüler ise..

Bin skandal..

Hatta şunu söyleyebilirim: Tasvip ettiğim, mazur gördüğüm anlamına gelmemek kaydı ile söyleyeyim.. 

Eğer illegal bir yerden temin edilen porno film izlenmesi söz konusu olsa idi.. “Bir profesörün üniversite çatısı altına da sirayet eden vahim yanlışı” der, o yönü ile eleştirirdik..

Ama görünen o ki..

Yüz binlerce abonesi olan bir platformdan, porno yayın niteliğinde ahlaksızlıklar, milyonlara seyrettiriliyor..

Ve AK Parti iktidarındaki Türkiye’de, resmi kurumlarımız, bu rezalete seyirci kalıyor..

Gerekli müeyyideler uygulanmıyor..

Hatta Akit ve benzeri birkaç ilkeli yayın organı olmasa..

Bu platform, eşcinsel ilişkileri bile, okul binalarında çevirdikleri filmlerle, bizim çocuklarımıza dayatacak, bizler de “Ben seyretmiyorum ya” diyerek, kendimizi koruduğumuzu sanacağız..

Bu olay ile birlikte, Türkiye’nin.. 

Hatta Türkiye ile sınırlı tutmayalım..

Tüm dünyanın bir fotoğrafını çekmiş oluyoruz..

İşte koca koca profesörlerimizin hali.

İşte üniversitelerimizin hali..

İşte erkeklerimizin hali..

İşte yaşını başını almış insanlarımızın hali..

İşte kanunlarımızın, sistemimizin hali..

“Porno falan değil ya” diyor..

Maharetmiş gibi, “Netflix ya” diyor..

Onun, diğerinden bir farkı varmış gibi..

Biri diğerinden daha mazur görülecek bir şeymiş gibi..

Alın birini, vurun ötekine..

Bir profesör, hem de ders verirken veya imtihan yaparken..

Öğrencileri ile diyalog halinde iken..

Porno olsa ne olur..

Netflix olsa ne olur..

Bu rezalet işlerle uğraşabiliyorsa, bu ülkenin üniversite eğitimi için, kim hangi olumlu cümleyi edebilir?

Gözümüzle görebildiğimiz ölçüde yaşanan bu olayın ötesinde..

Acaba üniversitelerde, gözümüzle göremediğimiz, daha neler yaşanıyor?

Neler neler yaşanıyor da, üstü örtülüyor?

Şimdi bakalım, bu profesörün üniversitesi, bu öğretim üyesi hakkında ne işlem yapacak?

Akit TV’de, ahlaksızlıklara yönelik olarak iki çift laf etti diye, bazı muhafazakar profesörlerin sözleşmelerini fesheden üniversitelerin varlığı karşısında..

Bakalım bu rezaletin üzerinden kaçıncı saat geçtikten sonra..

Atılım Üniversitesi’nden açıklama gelecek..

Gelecek mi, gelmeyecek mi?

Gelirse, şu minvalde mi olacak:

“Yok ya.. Tepkiler dinmiyor.. Biz idare edecektik ama.. Biz rezaletin üstünü örtecektik ama.. Baksanıza, muhafazakar kesim işin peşini bırakmıyor.. Mecburuz, sizi atmaya!”

Takip edip, göreceğiz..

Ama bizim problemimiz Hasan Kaval değil.. Bizim derdimiz, Atılım Üniversitesi ile ilgili değil..

Bizim derdimiz; toptan, eğitim sistemi ile ilgili..

Üniversiteler dahil, liseler, ortaokullar dahil..

İşyerlerini, devlet dairelerini kuşatan..

Toplumun her tarafını saran..

Cinsellik üzerinden insanlara yaklaşan.

Özellikle de kadınları metalaştıran yaklaşımla kavgamız var bizim..

“Sizin aklınız fikriniz belinizden altı” diyerek, muhafazakar kesimi tahkir edenlerin.. 

Toplum içinde cinsel teşhirciliğin önüne geçilmesini dillendiren tekliflerimizi gündeme bile getirmeden bastırmaya ve mahkum etmeye kalkışanların..

O teşhircilik üzerinden nasıl kirli ilişkilere imza attıklarını, o kirli ilişkileri nasıl örttüklerini deşifre etme ile ilgili görevimiz var bizim..

Onlar inkar etseler de.

Bizleri; konuşmaya bile başlamadan susturup, mahkum etmeye çalışsalar da..

Kadını cinsel meta olarak görenlerin, “kadının özgürleştirilmesi” adı altında, istismar edilmesi için dört koldan çalışanların bu ülkenin gençlerini götürmeye çalıştıkları bataklığı halkımıza her daim göstereceğiz.. Maskeleri indireceğiz..

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir