28 Şubat’ın 5’li çetesi yine iş başında! Aidatçı odalar İmamoğlu’nu başkan ilan etti

28 Şubat darbesinin sivil ayağı olarak görev yapan meslek örgütleri ve sendikalardan oluşan beşli çete, yerel seçimler sonrası CHP’nin sözcülüğüne soyundu. Aldıkları üye aidatlarıyla meslek mensuplarını haraca bağlayan TMMOB, TTB, TBB ve benzeri meslek örgütleri, İstanbul seçimlerinde ortaya çıkan organize oy hırsızlığını görmezden gelerek seçimi kazananın İmamoğlu olduğunu ama hakkının gasp edildiğini iddia etti.Yasal itiraz hakkını ‘hukuksuz’ olarak niteledi…

 

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’nun yaptığı açıklamada, birçoğunun FETÖ ve PKK üyesi olmalarından ötürü KHK ile ihraç edilenlere mazbata verilmemesi eleştirilerek, “İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun kazandığının netleşmesine rağmen hukuksuzca itiraz edilerek kent hizmetlerinin aksamasına sebep olmaları gibi konular üzerine 11 Nisan 2019 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu’nu, hukukun ve demokrasinin gereklerini yerine getirmeye, seçmenin iradesine saygı göstermeye davet ediyoruz” denildi.

Baro’dan CHP bildirisi gibi açıklama…Üyelerinden aldığı aidatlarla semiren bir diğer meslek örgütü olan Ankara Barosu da İstanbul seçimleriyle ilgili CHP ağzıyla bir açıklama yaptı. Ankara Barosu’nun açıklamasında, “Ancak bugün itibariyle seçimlerden tam 10 gün geçmiştir ve tüm Türkiye, ulusun iradesinin yok sayılmaya çalışıldığı sistematik bir çabayı 10 gündür dehşetle izlemektedir. Seçimden önce sandık güvenliğinin tamamen sağlandığına yönelik bizzat iktidar partisi kurmaylarının söylemleri, seçim sonrasındaki eylemleriyle taban tabana zıttır. Bu durumda, aynı kişilerce seçimlerde şaibe yapıldığının iştahlı savunusu, bir taraftan da 10 gün önceki güven söylemlerinin yanında düşündürücü, düşündürücü olduğu kadar yok sayılmaya çalışılan gerçeği bizzat ifşa eden bir niteliktedir. Zira F. Roosevelt’in dediği gibi; ‘Politikada hiçbir şey kazayla olmaz. Olmuşsa, öyle planlanmıştır.’” ifadeleri dikkat çekti.

Darbeci KESK, YSK’yı suçladı…Darbe destekçisi KESK de yaptığı açıklamada YSK’yı suçladı. KESK yayınladığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “AKP, halklarımızın seçme/seçilme haklarını kullanmalarını hukuki süreç içersinde en sağlıklı şekilde sağlamakla yükümlü olan YSK’yı “patron” diye tanımlayarak bir kez daha ülkeyi ve vatandaşlarımızı bir piyasadan, müşteriden ibaret gördüğünü göstermiştir. Ancak kaygı verici olan YSK’nın da kendisini “patron” gibi görme eğilimidir. Bu durum tehlikelidir ve ‘tuzun koktuğu’ noktadır.”

Meslek mensuplarına haraç keserek patronluk yapıyorlar…CHP’nin arka bahçesi gibi çalışarak her darbe süreçlerinde postal yalayıcılığına soyunan TMMOB, TTB, TBB ve benzeri meslek örgütleri, meslek mensuplarını aidat adı altında haraca bağlayarak toplumsal patronluğa soyunuyorlar. Akit’in defalarca gündeme getirdiği; mimar, mühendis, avukat ve benzeri meslek mensuplarının resmi işlemlerini yapabilmek için meslek odalarına haraç ödeme zorunluluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor.

Öztürk: Bu tür açıklamalar YSK’yı etki altına alma çabasıdır…Ankara Barosu’nun açıklamasıyla ilgili Yeniakit.com.tr’ye konuşan Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk, “YSK, Türkiye’deki gerçekleştirilen seçimlerin en başından neticeye ulaşması anına kadar anayasal manada teşekkül etmiş, anayasal bir kurumdur. Ankara Barosu, bu tür açıklama yaparak iddia ettikleri husus ne ise aynı duruma da kendileri düşüyorlar. Ankara Barosu yaptığı açıklamayla kendisi YSK’yı etki altına almaya yönelik gayret ve bir çaba içerisine girmiş görüyorum” ifadelerini kullandı.

Meslek odaları üyelerinin sorunlarıyla ilgilensin…Türkiye’de bazı meslek kuruluşları ve bazı baro yöneticilerinin hala köhnemiş bir zihniyete sahip olduklarına dikkat çeken Avukat Zafer Orus, “Üyelerinin sorunlarıyla ilgilenmesi gereken meslek örgütlerinin siyasi ve hukuki konularda objektif ve tarafsız davranmaları beklenir. Meslek örgütlerinin ve baroların ülkede yapılan seçimlerde kanunlarla verilmiş hiçbir görevi bulunmamaktadır. Ancak bir süredir sanki böyle bir görevleri varmış gibi bazı barolar seçim sandıkları başına avukat göndermişlerdir. Her meslek kuruluşu seçim sandığına bir üyesini gönderirse seçimlerin ne hale geleceği aşikardır.” dedi.

Meslek odaları siyasi bir kuruluş değildir…Bazı meslek örgütlerinin “siyasi bir parti” gibi açıklamalar yapmasını eleştiren Orus, “Bazı meslek örgütleri ülkede adeta bir muhalif parti görevi üstlenmektedir. Meslek kuruluşlarının bu tarz siyasi faaliyetleri ülkede karışıklıklara yol açar.” uyarısında bulundu.

Nihai kararı YSK verir…YSK’nın kararlarına özellikle hukukçuların saygılı olması gerektiğini hatırlatan Avukat Yaşar Gürkan ise, “Yasalarımıza göre gerek barolar gerekse diğer meslek örgütleri bir meslek kuruluşudur. YSK’nın nihai kararlarını beklemek ve çıkacak karara saygı duymak hukuk devleti açısından en sağlıklı karar olacaktır” şeklinde konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir