Provokasyon dedi kaçtı, bari yazılı cevaplasın!

HDP’nin Ankara’da bilinçli olarak aday göstermemesini de dikkate alırsak..

CHP, İP ve HDP’nin ortak belediye başkan adayı Mansur Yavaş, dün bir basın toplantısı düzenledi..

Pardon..

Kendi deyimi ile..

Basını bilgilendirme toplantısı yaptı..

Dolayısı ile de..

Soru almadan, toplantıyı bitirdi..

Ama kafalardaki soruları daha da artırdı..

Şunu peşinen söyleyeyim..

Mansur Yavaş ile ihtilaf yaşayan kişi de, sütten çıkmış ak kaşık değil..

Ama..

Mansur Yavaş’ın ne numaralar çevirdiğini göstermede, bize ışık tuttuğunu hatırlatıp, her an Mansur Yavaş ile tekrar kol kola girebileceğini de aklımızda tutarak olayı masaya yatıralım..

Olay ne?

Kayseri Şeker Fabrikası’nın bir şirket ile sözleşmesindeki ihtilaf mahkemeye taşınıyor..

Özel şirket, Necmettin Keskin isimli kişinin danışmanlığında, Kayseri Şeker’den büyük paralar almanın yollarını ararken..

Necmettin Keskin, Mansur Yavaş’ı buluyor..

Yerel mahkemede kısmen özel şirket lehine sonuçlanan dava..

Kayseri Şeker’den daha fazla para koparmak için..

Mansur Yavaş’ın da dahli ile..

Ama dosyaya vekalet koymadan.

Dolayısı ile, aslında avukatlık hizmetinden ziyade..

İş takipçiliği dediğimiz ve daha çok özel ilişkilerle dosyayı istenilen yönde sonuçlandırma diyebileceğimiz bir ilişkiye imza atılıyor.

Sonuçta..

Mansur Yavaş’ın sayesinde, Kayseri Şeker’den alınacak para daha yüksek bir miktara çıkıyor..

Yargıtay kararının tarihini vereyim..

“Acaba”ları atlamayalım..

2013 yılı..

Yani FETÖ’cü Yargıtay üyelerinin, yüksek yargıda büyük işler kotardığı tarih..

Karar Kayseri Şeker aleyhine çıkartıldıktan sonra..

Sıra geliyor özel ilişkiler sayesinde elde edilen kararla tahsil edilen paranın bölüşümüne..

İşte o noktada..

Kimse temiz değil..

Mansur Yavaş, bir dosyada, birkaç özel görüşme sayesinde, (belki de FETÖ’cü Yargıtay üyelerinin de dahli ile) 3,2 milyon lira kazanmanın sevincini yaşarken..

Necmettin Keskin’in uyanıklığı sayesinde..

3,2 milyonluk kazancı, ona kabus haline geliyor..

Mansur Yavaş’ın, lehine girişimde bulunduğu şirketten ve ortağından ve aracı konumundaki Necmettin Keskin’den cirolu olarak aldığı senet kasasında dururken..

Necmettin Keskin, “Sen o senedi bana ver. Ben şirketten tahsilatı yapayım.. Bu arada sana kendi senedimi vereyim..” diyor..

Necmettin Keskin kendi senedi diye, başkasına imzalattığı senedi Mansur Yavaş’a veriyor..

Ama Mansur Yavaş’tan diğer senedi de alamıyor..

Bir belge ile yetinmek zorunda kalıyor.

O belge ile, gidip senetteki alacağı tahsil ediyor, Mansur Yavaş’a ödemiyor..

Sonrasında da.. Bildiğiniz sahte senetle icra takibi..

Sonrasında diğer davalar, ardı ardına geliyor..

Burda önemli olan şu:

Bir yanda Kayseri Şeker Fabrikası var.

Diğer tarafta bir özel şirket..

Mansur Yavaş, Kayseri Şeker Fabrikası’nın haksız çıkması için, devreye giriyor..

Ve başarıyor da..

Bu başarı(!) karşılığında da..

3,2 milyon lira kazanıyor..

Ama tahsil edemiyor..

Tahsil edemese de..

Vergi beyannamesinde, bu kazancını göstermesi gerekiyor..

Mansur bey, bu kazancını göstermiş mi?

Hayır..

Sürmanşet haberimizde okudunuz..

İcra takibinin yapıldığı tarih olan 2015 yılının beyannamesinde, Mansur Yavaş’ın beyan ettiği bir yıllık gelir sadece 100.627 TL..

Tartıştığımız tek bir dosyada 3,2 milyon lira kazanmış olan Mansur Yavaş, iş vergi ödemeye gelince..

“Ben bütün bir yıl boyunca sadece 100.627 TL kazandım” diyor..

Yalan söylüyor..

Sonraki yılda verdiği beyannamedeki kazancı ise, evlere şenlik..

35 yıllık avukat Mansur Yavaş, 2016 yılının tamamında, sadece ve sadece 3,176 TL kazandığını iddia ediyor..

3,176 TL nedir Mansur bey?

Asgari ücretli vatandaşın, o tarih itibari ile iki aylık net maaşı..

Hani diyeceğim ki, avukatlık yapacağınıza, gidip bir avukatın yanında, asgari ücretli olarak çalışsaydınız..

Çok daha fazlasını kazanırdınız..

Tabi yapılanın ne olduğunu tahmin ediyorsunuz..

Kazanç mutlaka daha yüksek ama..

Maliye’nin gerekli denetimleri yapmamasından da faydalanarak..

Çok cüzi bir kazanç gösteriliyor.

Sonra da medyanın önüne çıkıp, ona, buna, şuna ahlak dersi veriyorlar.. 

Mansur bey, dürüst bir şekilde, olayı izah etmeli..

Daha kaç dosyada, böyle danışmanlık adı altında, kaç milyon lira kazanmıştır.

Bu kazançları vergi beyannamelerinde göstermiş midir?

Basını bilgilendirme toplantısında..

“Provokasyon olabilir” diyerek, soruları cevaplandırmadan kaçabilirsiniz..

Buyrun..

Provokasyon ortamı olmayacak şekilde..

Ben sorularımı yazılı olarak sunuyorum..

Siz de yazılı olarak cevaplayın..

Bir tek dosyada 3,2 milyon liralık vekalet ücreti hakeden bir avukat, vergi beyannamesinde bunu niçin göstermez?

Ayrıca bir sorum daha var..

Alacağın kaynağı, niçin açıkça anlatılmaz? Danışmanlık yapıldığı ileri sürülen, hukuki yardım karşılığı olduğu belirtilen 3,2 milyonluk alacağın sebebi nedir? Hangi dosyada, hangi kararın alınması karşılığında böyle bir alacak doğmuştur?

Buyursun, Mansur bey cevaplasın..

Cevabını aynen yayınlayalım..

“Senet sahte değildi. Zaten bir senet daha vardı.. O senet inkar edilince, diğer senedi icraya koyduk” vesair anlatımlar.. İşin hikayesi..

Temel sorun, sahtesi ile, gerçeği ile alacağın nereden kaynaklandığı.. Ve bu alacağın niçin vergi beyannamelerinde gösterilmediği…

Bu vesile ile..

Siyasi iktidara da hatırlatalım..

Sizinle en çok uğraşanlar barolar.. Avukatlar..

Ve sizler, o avukatların gelirlerini bile, doğru dürüst beyan etmelerini henüz sağlayamamışsınız..

Ne diyebilirim ki?

Bilmiyorum!

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir