Karanlıkta kaldığımız gün…

31 Mart 2015’i hatırlayan var mı? Sabah 10.36 itibariyle, Türkiye genelinde 44 ilde elektrik kesintisi yaşandı. Herkesin kesintiye yoğunlaştığı dakikalarda ise Çağlayan Adliyesi’ne giren iki DHKP-C’li terörist, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı önce odasında rehin almış ve akşam saatlerinde hunharca katletmişti.
Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız’a göre sabah 10.36, ülke içinde elektrik talebinin en az olduğu saat dilimleri içindeydi. Öyleyse tarihimizde benzeri,

Görülmemiş bu kitlesel kesinti nasıl oldu? Ülkenin elektrik altyapısını oluşturan doğu ve batı alt sistemleri nasıl saniyeler içerisinde çöktü? Raporlara göre sistemde “aşırı yüklenme” görülüyordu, o kadar. Ama bu ‘yüklenme’nin sebebi açıklanamadı çünkü tam olarak tespit edilemedi.
Dış dünyada olaya yorum getiren çeşitli kaynaklar vardı. İranlı rejim muhalifi ve ABD taraftarı bir gazeteci, İran tarafından yapılan 3 farklı siber saldırı sonucu kesinti olduğunu öne sürdü.
Diğeri, Amerikalı güvenlik şirketi Cyclance ki onlar da İran tarafından yönlendirilen bir hacker grubu tarafından saldırıya uğradığımıza işaret etmişti.Sonuncusu ise İsrail yanlısı yazar Michael Halpern’ün, Observer’da çıkan ve hiçbir kanıt sunmadan İran’ın bu saldırıyı yaptığını iddia eden yazısıydı. Ayrıca Bloomberg’de de saldırının arkasında Rus hackerların olabileceğine dair çıkan yazıyı ekleyelim.

Bu kitlesel kesintinin ertesi günü Nükleer Enerji İşbirliği AnlaşmasıMeclis’ten geçti. İki hafta sonra ise Rusya Devlet Atom Enerjisi KurumuROSATOM’ın işleteceği Akkuyu’daki santralin temeli atıldı. Üretilecek elektriğin Rusya’ya gideceği bir santralin yapımına iki hafta kala Rusya’nın bize siber saldırı düzenlediğini iddia edenler, esas kendilerini korumak istiyor olabilirler mi dersiniz?..
Bu yazıyı iki sebepten ötürü yazdım. İlki her yanından petrol fışkıran ve hiç elektrik sıkıntısı çekmeyen Venezuela’da günlerdir elektriğin kesik olmasını, sebebin bizde olduğu gibi net tespit edilememesini ve ABD’nin Başkan atadığı Guaido’nun “Ben gelirsem, elektrik de gelir” demecini gördüm.
İkinci sebebimse, Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ın şehadetinin 4. yıldönümünde oy kullanmaya giderken bu yazı da aklınızda olsun istedim.

Hilal Kaplan/Sabah Gazetesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir