Nihayet zammı yaptırdılar ve manşeti attılar!

Eczacıları konuşturdular..

Eczacılar odası başkanlarını konuşturdular.

Bir tanesini de değil. 

İstanbul’un başkanını ayrı, İzmir’in başkanını ayrı, Ankara’nın başkanını ayrı konuşturdular..

“200 ilaç yok” dediler..

Yetinmediler..

“400 ilaç yok” diyerek, sayıyı artırdılar..

Daha bir hafta önce Hürriyet gazetesine birinci sayfa haberi yaptırdılar, “550 ilaç yok” dediler.

Eczacı odaları başkanları konuşturuldukça..

Onların ağzından, ilaç fiyatlarına zam gelmesi için kampanya düzenlendikçe..

Biz hatırlatıyorduk, “Siz eczacılar odası başkanı mısınız, yoksa ilaç fabrikatörü mü?” diye..

Habertürk’ün internet sitesindeki bir haber üzerine özellikle sormuştum: 

“Bu haberi size kim yaptırttı? Bu haber, halkın lehine bir haber değil.. Bu haber, ilaç fabrikatörlerinin lehine bir haber” diye..

Habertürk internet sitesinin yetkilisi arayıp, “Biraz maksadı aşmış. Öyle bir algı oluşmasını istemezdik. Tabii ki ilaç fabrikatörleri adına haber yapmamız mümkün değil” demişti.. 

Sonrasında..

Ya, “Nasıl olsa deşifre olduk” düşüncesi ile.

Ya da..

“Bundan sonrası ölüm” düşüncesi ile..

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası yöneticileri bile, gazete haberlerinde konuşturuldu..

Televizyon ekranlarına  çıkartılıp, ahkam kesmelerine imkan tanıdı.. 

“Olmaz, bu fiyatlarla mümkün değil, ilaç veremeyiz” propagandası yaptırdılar..

Sadece Hürriyet.. Sadece Habertürk değil..

“Emekçiden yanayız” diyen Cumhuriyet.. 

İlaç simsarlarının korkulu düşmanı olduklarını iddia eden, her zaman işçiden yana tavır aldıklarını söyleyen Birgün..

Sabit  gelirlilerin sesi olduğunu iddia eden Sözcü..

Fox TV..

Adını bile “Halk” olarak gösteren CHP’nin televizyonu Halk TV..

Hep birlikte bağırdılar, “Eczanelerde ilaç yok” dediler.. 

“Aşı kalmadı” yalanını attılar..

Piyasası Eylül’e ait grip aşısını boşverdik..

“Zatürre aşısı da piyasada yok” dediler..

“Aaa.. Öyle bir aşı da mı varmış” diye hayret ettik..

Bizim hayretimizi, biraz abartılı görebilirsiniz..

Ama..

Döviz operasyonu ile iktidar değişikliği yaptırılmak istenilen Türkiye’de..

Bir avuç ilaç fabrikatörünün sözcülüğüne soyunan sözde emekçilerin varlığı karşısında..

Bizim cehaletimize verin..

57 yaşımızda. 

Yeni duyduk, “zatürre aşısı”nı..

İlaç fabrikatörleri daha fazla kazansın diye yapmadık numara bırakmadılar..

Şunu da kabul edelim..

İlaç fabrikatörlerinin durumu, gerçekten zordu..

Siyasi iktidar, zamanında uyanıklık etmiş.

“Döviz kuru oynaklık gösterebilir. Her gün değişen kura göre ilaç alımı yapmayalım.. Bir yıl boyunca uygulanacak bir kur belirleyelim.. O ortalama kur üzerinden ilaçları alalım” demiş.

Hani solcular, bombardımana tutuyorlar ya..

“İşçi düşmanı” vesair diye, iktidara suçlama yapıyorlar ya..

“İşadamlarından yana tavır alıyor” diye siyasi iktidara etmedik laf bırakmıyorlar ya..

İşte o siyasi iktidar..

Patronlardan yana değil..

Hazine’den yana tavır alıp..

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyarak..

Önceden tedbirini almış..

“Ortalama kur üzerinden ilaç alımı” noktasında, işverenlerle anlaşmasını yapmış.

2018 Mayıs’ından itibaren..

Dövizde oynamalar olunca..

Aradaki bu anlaşma yokmuş gibi..

Veya anlaşmadan haberleri olmadığından..

Çok akıllı medya mensuplarımız kafayı çıkarmaya çalışmışlar..

“SGK iflas edecek, bu döviz artışı sonunda, tek başına ilaç fiyatlarındaki yükseliş bile, Türkiye’yi iflasa götürür” demişler..

AK Parti yönetiminin, tedbirini önceden aldığı ortaya çıkınca..

2018 sonuna kadar..

Hatta 2019 Şubat ortasına kadar..

Devletin aldığı ilaçların fiyatlarında bir yükselişin, aradaki anlaşma gereği imkansız olduğu ortaya çıkınca..

Solcu medya organlarına..

Halktan yana olduğunu iddia eden muhalefetin medya organlarına..

“İlaç bulunmuyor” yalan haberleri ile algı oluşturup, siyasi iktidarı, fabrikatörlerin önüne yem olarak atmaya kalkıştılar..

Başaramadılar..

Geldik, anlaşmanın yenilenme tarihine..

Dün Sağlık Bakanı açıklama yaptı..

19 Şubat’tan itibaren, ilaç alımları için fiyat artışının, % 26 olduğunu ilan etti..

9 aydır ilaç fiyatlarının yükselmesi için ter ter tepinen medya organları ne yaptılar?

“İlaç yok.. Aşı yok.. Yakında toplu ölümler olacak..” diyerek, ortalığı velveleye veren riyakarlar, bu sefer ne yaptılar?

Dün haber ajansa düşer düşmez, attıkları başlıklar şöyle:

“İlaca büyük zam!”

Bir başkası: “İlaca şok zam!”

Bir başkası: “İlaç alsan da öleceksin, almasan da.. Öldürecek zamlar belli oldu!”

Böyle böyle gidiyor, ilaca gelen zammın haberleri..

Oysa..

Gelen zamların vatandaşla direkt bir ilgisi de yok..

Büyük oranda, ilaçlar devlet tarafından alınıp, sosyal güvenlik sistemi gereği, vatandaşa rapor yazılma şartı ile ücretsiz veriliyor..

Dolayısı ile..

Vatandaşın cebinden direkt çıkan bir para dün de yoktu..

Bugünden sonra da olmayacak..

Ama “Hazine’den daha fazla para çıkacak” derseniz..

O kadarcık da olsun yani..

İşçiden yana olduklarını iddia edenler bile..

Emekçiden yana olduklarını söyleyenler bile.

Emperyalizm karşıtlığı ile övünenler bile..

Körü körüne patron düşmanlığı yapanlar bile..

“İlaç yok, ilaç..” diyerek.. İlaç fabrikatörlerinin daha fazla zam istemeleri için devletin elini zayıflatmaya çalışmışlarsa..

Döviz kurundaki yükselişten daha düşük oranda bir zamda, siyasi iktidara diyecek bir şeyimiz de olamaz..

Birisine bir şey diyecek isek..

O birileri..

“İşçi” deyip, patron yalakalığına soyunanlar olmalı..

“Emekçi” deyip, emeği katledenler olmalı..

“Ezilenler” deyip, ezenlerin sözcülüğüne soyunanlar olmalı..

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir