Bu namussuzlarda yalan da takiye de bitmez..

İşleri güçleri yalan dolan, işleri güçleri algı operasyonu. Ne utanıyorlar, ne sıkılıyorlar. Yaptıkları alçaklıklardan zerre pişmanlık duymuyorlar. Yaşanan bunca acıya rağmen, pişkinlikte sınır tanımıyorlar. 

Baksanıza, şimdi de 15 Temmuz’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) işgali ve 14 kişinin şehit edilmesine dair davada tıynetlerinin gereğini yerine getirmişler.

Zaten dikkat ederseniz taktikleri hep aynı: Dosyalardaki net delillere rağmen daima inkâr yolunu seçiyorlar. Teröristbaşı Fetullah Gülen’den aldıkları talimat doğrultusunda, haklarındaki tüm ithamları büyük bir ustalıkla reddediyorlar. 

İBB’yi işgalden sorumlu en rütbeli sanık olan darbeci eski albay Zeki Demir de hafta içindeki duruşmasında öyle yapmış. 251 vatan evladının şehit edildiği FETÖ’nün hain darbe girişiminde sivil vatandaşlara hedef gözeterek ateş eden, polislerle çatışan ve darbeci askerleri koordine eden Demir, savunmasında darbe girişiminde vurulduğunu ve hafıza kaybı yaşadığını ileri sürerek, “Gözlerimi hastanede açtım. Gerek polislere gerek savcılığa verdiğim ifadede hiçbir şeyi hatırlamadığımı söyledim. Şimdi de hatırlamıyorum” yalanına sarılmış.

Düşünebiliyor musunuz, yediği her halt güvenlik kameralarınca tek tek tespit edilen FETÖ’cü hain, “15 Temmuz gecesi hafıza kaybına uğradım, hiçbir şey hatırlamıyorum” diyerek gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor.  

Dedik ya, bu namussuzlarda yalan da takiye de bitmez. Buna daha önce de defalarca şahit olduk. 

Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanlığı yaptığı dönemde emir subayı olan ve 15 Temmuz gecesi Akar’ı silahla etkisiz hale getiren eski yarbay Levent Türkkan’ı hatırlayın. Eleman 15 Temmuz gecesi kendisine bir şeyler içirildiğini iddia edip, “Her şey hayal âleminde gibiydi. Bilinci yerinde olmayan birine her şeyi yaptırtabilirler” zırvasını yumurtlamamış mıydı?

Ya 15 Temmuz gecesi Akıncı Hava Üssü’nde enselenenlere ne demeli? Onlar da ya torun sevmeye gitmişti Akıncı’ya, ya da civar köylerde hayvancılıkla ilgili belgesel çekmeye değil mi?

Tabii tarla bakarken gözaltına alındığını savunan yüzsüzü de es geçmemek lazım.

Darbe girişimini “terörle mücadele harekâtı” zannettiğini söyleyen arsızlar…

ByLock’u emniyete çağrıldığında duyduğunu ve ilk başta uyuşturucu madde zannettiğini ifade eden uyanıklar…

Hepsi var aralarında.

Böyle bir kepazeliği tarih kaydetmiş midir? Siz söyleyin hele. 

¥

ABD’NİN BU ALÇAKLIKLARI DA MI

“TEKNİK HATA” SAYIN ÇAVUŞOĞLU?

Malum, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun geçtiğimiz günlerde Venezuela’da darbeci Guaido’ya destek veren ülkeleri belirtmek için Twitter’da paylaştığı bir haritada Türkiye ortadan ikiye bölünmüş olarak gösteriliyordu. Konu Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na sorulmuş. Çavuşoğlu’nun söylediğine göre, olay “teknik bir hata”dan ibaret. 

Hem zaten haritada Türkiye dışında başka ülkeler de yanlış çizilmiş. Bu yüzden dost ve müttefikimiz(!) ABD yaşananlardan dolayı özür dilemiş. 

Hadi, bir an için ABD’nin özrünü samimi bulalım, “bölünmüş Türkiye” haritasının gerçekten “teknik bir hata” olduğunu varsayalım.

Peki ya 28 Ocak 2019’da Beyaz Saray’da ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırımları açıklarken yayınladığı haritada Hatay’ın Suriye topraklarında gösterilmesine ne diyeceğiz? Bu nasıl bir hata oluyor?

Hepsi bir yana, ABD Donanması’na ait resmi Twitter hesabının (hem de daha önceki gün) profil fotoğrafını “namlusunu 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne çevirmiş ABD savaş gemisi” olarak değiştirmesi ne anlama geliyor? Yoksa bu da mı teknik bir hata?

Sayın Çavuşoğlu açıklık getirirse çok seviniriz.

Rasim Bolbol/Yeniakit

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir