Korkunç Hapishane Deneyi Stanford Hapishane Deneyi..!

1971 yılında Zimbardo isimli sosyal psikolog, insanların sosyal rollere nasıl tepki verdiği hakkında sosyal bir deney yapma kararı aldı ve Standford üniversitesinin psikoloji depatmanının bodrum katında inşa edilen sahte bir hapishanede, iki hafta sürecek deney için 24 kişiden oluşan bir grup erkek üniversite öğrencisini hapishanede gardiyan ve mahkum olacak şekilde davranmalarını sağlayacak bir hapishane deneyi inşa etti. Bu deneyde bir hapishane simülasyon edilecek,

 

Ve deneklere gün başına 85 dolar alacakları bildirildi.Mahkumlara deney süresince gardiyanların emirlerini dinleme zorunluluğu getirildi. Gardiyanlara ise mahkumlara sözlerini geçirebilmek için olabildiğince sert davranmaları ancak şiddete kesinlikle başvurmamaları tembih edildi.Üniversite öğrencileri arasında başvuruda bulunan 75 kişi arasından psikolojik olarak en sağlıklı durumda olduğu tespit edilen 24 kişi seçildi ve bu 24 kişi rastgele iki gruba ayrılarak 12 şer kişilik gardiyan ve mahkum grupları oluşturuldu.

 

DENEY

 

Zimbardo gerçekliği temin edebilmek amacıyla şehir polisi ile anlaşma sağlayarak deneyin başlayacağı gün denek mahkumların evlerinden polis tarafından alınmalarını sağladı. Polisler bunun bir deney olduğuna dair hiçbir uyarıda bulunmadan denek mahkumlara standart prosedürü uygulayarak, mahkumların oturdukları evden silahlı soygun gerçekleştirmiş olmaktan ötürü haklarında tutuklama olduğu gerekçesiyle, komşuların bakışları arasında kelepçe vurdular. Emniyete götürülerek parmak izleri alındı ve fotoğrafları çekildi. Hapishane deneyine getirilen mahkumlar çırılçıplak soyduktan sonra spreylendiler, ardından da deney boyunca mahkumlara adlarıyla değil numaraları ile hitap edilmelerini istendiğinden her birinin üzerine numaraları yazılı olan tuluma benzeyen üniformalar verildi.

 

Ayrıca mahkumların ayak bileklerine de küçük birer zincir vurularak esaret hissi verilmekmek istendi. Bütün bunlar mahkumlara boyun eğdirme, bireyselliklerini kaybettirme ve neticede hepsine yeni bir kollektif aidiyet oluşturma amacıyla yapılıyordu.Gardiyanlar ise tamamen farklıydı. Gardiyanlar tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi vardiya usulü çalışmış, işleri bittiğinde evine döneceklerdi. Ayrıca yine mahkumların aksine tulum değil gardiyan üniformaları giydirilmiş ve otorite kurmaları kolaylaştırılması amacıyla da göz temasını önleyecek aynalı gözlükler takmışlardır deney boyunca. Zimbardo, gardiyanlara güçlü olanın onlar olduklarını ve düzeni sağlamaktan yine onların sorumlu olduğunu söylemiştir. Ancak bunu nasıl gerçekleştirecekleri konusunda hiçbir bilgi vermemiştir. Gardiyanlara coplarda verilmiş ancak fiziksel anlamda hiçbir ceza uygulamaları gerektiklerini kendilerine hatırlatılmıştır.

Bunun dışında 17 yıl hapishanede kalmış, eski bir hükümlü olarak hapishane hayatı konusunda uzman olan Zimbardo, hapishane idarecisi olarak deney ortamında bulunuyordu. Yardımcısı ise hapishane müdürü Prescott danışman olarak Zimbardo’ya yardımcı oluyordu. Prescott aynı zamanda şartlı tahliye memuru olarak görev yapmıştır deney boyunca…

 

Stanford Hapishane Deneyinde ki her bir hücre 3 mahkuma ev sahipliği yapmaktaydı. Hücreler oldukça dardı. Gardiyanlar içinse geniş rahat alanlar kurulmuştur. Gardiyanlar üçlü gruplar halinde 8 saatlik vardiyalarda çalışıyorlar ve görevleri bitince eve gidiyorlardı.Stanford Hapishane Deneyi bu şekilde başladı. İlk gün sorunsuz geçti ancak ikinci günden sonra ortalık karışmaya başladı. İkinci gün birinci koğuşta kalan mahkumlar kapılarını yatakla bloke ederek kıyafetlerini çıkararak gardiyanların hiçbir sözünü dinlemeyeceği direk isyan etmişlerdir. Sıradan ve normal sayılacak üniversite öğrencileri sadece birkaç gün içerisinde vahşi düzeyde sadist gardiyanlar ve gittikçe korkaklaşan mahkumlara dönüştüler.

Her geçen gün herbiri rollerine daha da bağlı hale geldiler. Günler geçtikçe gardiyanlar giderek şiddetlenen psikolojik kontrol taktikleri uygulamaya başladılar. Örneğin isyanlara katılmayanları aldıkları özel bir hücrede ödüllendirmeye başladılar. Benzer şekilde mahkumların yatak çarşaflarını ve süngerlerini alarak onları metal yataklarda ve betonda uyumaya zorunda bıraktılar. Kısa süre içerisinde gardiyanlar mahkumlara önce gizli, sonrasında açık şiddet uygulamaya başladı.

Gardiyanlar rutin hapishane sayımlarını çok uzun tutarak mahkumlar için zihinsel ve fiziksel işkence haline getirdiler. Mahkumları saatlerce şınav çekmeye zorlattılar. Tuvalete gitmeleri yasaklayıp ihtiyaçlarını lazımlığa gidermek zorunda bıraktılar. Küçük simülasyon hapishaneyi idrar kokusu kapladı. Çıplak elle tuvalet temizliği yaptırmak ve ayrıca yemeklerini yemeyenler için gardiyanlar tarafından karanlık bir oda oluşturuldu ve oraya hapsetme cezası uygulamaya başlandı. Sadece 36 saat içerisinde 8612 numaralı mahkum iyice psikolojik olarak çöktü ve çılgın tavırlar sergilemeye başlayınca deneyden çıkarıldı.

Stanford Hapishane Deneyi dördüncü güne geldiğinde mahkumların kaçış planı içerisinde oldukları şeklinde söylenti yayılınca Zimbardo, güvenliği sağlayan olmaktan endişe etmiş ve şehir polisini arayarak nezarethaneyi kullanıp kullanamayacaklarını sormuş ancak, polis bunu reddetmiştir.Bu esnada yaşadığı psikolojik yıkım nedeniyle deneyden çıkarılan ikinci mahkum olan 819un yerine hapishane yedek listeden dahil olan 4016 numara, serbest bırakılma talebiyle açlık grevine başladı.

Sonuç itibariyle hapishane simülasyonu kısa bir sürede gerçek cezaevine andırmaya başladı. Olayların kontrol edilemez hale gelmesi üzerine Philip Zimbardo, altıncı gün deneylere son vermek zorunda kaldı. Stanford Hapishane Deneyinden Zimbardo kendisinin bile etkilendiğini belirtmiştir. Çünkü kendisi de deneyde hapishane müdürü rolüne sahip olduğu için tamamen rol yapması gereken gardiyanların tamamen rol yapması gereken mahkumlara uyguladıkları şiddeti sürdürmelerine izin verecek kararlar almıştır.

Zimbardo gözlemlediği gardiyanların davranışlarını 3’e ayırmış, sadistçe uygulamalarda bulunan mahkumlara aşağılayıp küçük düşürmekten zevk alan gardiyanlar, sadistçe uygulamalarda bulunmayan ancak hapishane kurallarınıda harfiyen uygulayan kuralcı gardiyanlar ve onlardan memnun olmayıp mahkumlara arada sırada gizlice küçük yardımlarda bulunan gardiyanlar.

Stanford Hapishane Deneyi esnasında bütün denekler kendilerini sistem tarafından biçilen rolü oynama eğiliminde oldu. Hatta şartlı tahliye memuru görev yapan Prescott dahi onlara yıllardır şartlı tahliye memuruymuş gibi davranmış, hapisten çıkmak istiyorsun diyelim seni serbest bıraktık topluma ne gibi bir faydası olacak gibi sorular yönetmeye başlamıştır.Hapıshane Deneyinden birkaç ay sonra deneklere sorular yöneltilmiş ve bu rol oynama durumunu tespit etmişlerdir. Gardiyanlar hapishanenin mikrofon ve kamera olarak gözlem altında olduğunu bilmediklerinden kimsenin görmediğini zannederek acımasızlığı daha da attırmışlardır.

Kimi mahkumlar Zimbardo’ya alacakları ücretten vazgeçmek karşılığında şartlı tahliye olmak istediklerini söylemişlerdir ancak Zimbardo bunu onaylamamış, mahkumları oyalamış ve onların deneye devam etmesini istemiştir. Hiçbiri tek taraflı olarak deneyi bırakıp gitmeyi düşünenememiştir. Zira böyle bir şey talep etmeleri durumunda Zimbardo’nun buna engel olmaya kanunen hakkı yoktur.

Birgün deneye yani hapishaneye gerçek cezaevinde görev yapan bir rahip getirilmiş ve mahkumlarla görüşme yapmıştır. Rahip bu görüşmelerden sonra deneklerin ruh hallerinin gerçek cezaevindeki mahkumların ruh hallerinin aynısı olduğunu söylemiş, mahkumlar rahip ile konuşurken isimleriyle değil numaralarıyla kendini tanıtmıştır ve bu da hapishane şartlarının çok kısa bir sürede nasıl içselleştirdikleri ve bireyselliklerini kaybettiklerinin anlamına geliyordur. Hatta kimi mahkumlar rahipten kendileri için bir avukat bulmasını da istemişlerdir.Gardiyanlar ise deney ortamını çok sevmişler, hatta vardiyaları sona erip gittikten sonra ücret alınmayacak olmalarına rağmen hapishanede kalmışlar, deneyin sona ermesine çok üzülmüşlerdir.
Zimbardo’nun akıl almaz deneyi daha sonradan ortaya çıkmış eleştirilere neden olmuştur. Bu korkunç deney daha sonradan pek çok filme konu olmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir