Mustafa Kemal, meclise, “padişahlığın ilgası ve padişahın yurt dışı edilmesi” için bir kanun teklifi.

Mustafa Kemal, meclise, “padişahlığın ilgası ve padişahın yurt dışı edilmesi” için bir kanun teklifi sundu. Kanun teklifini incelemek üzere kurulan komisyonun aleyhte tavrı anlaşılınca, komisyon üyelerine bir bildiri yollayıp milletvekillerini tutuklamakla tehdit etmiş ve sonuçta, komisyon kararı olumlu çıkmıştı (!) Silahlı muhafızlarca sarılmış mecliste saltanatın ilgası kabul edilmiştir. Artık Osmanlı İmparatorluğu ömrünü tamamlarken, yerini Mustafa Kemal’in Bonapartist diktatörlüğü alabilirdi.

Eğer resmi tarihin ve ideolojinin yaymaya çalıştığı gibi, gerçek anlamda bir halk hareketi söz konusu olsaydı, Cumhuriyet bir darbe sonucu kurulmazdı… Milletvekilleri gerçek bir serbest seçimle meclise gelmemişlerdi. Önemli bir bölümü de, Padişah’ın Meclis-i Mebusanı’nın üyeleriydi. Geri kalanlar eşraf, mütegallibe arasından tayin edilmişlerdi. Bu nedenle Cumhuriyetin ilanı halk çoğunluğunun özgür irade ve isteğinin sonucu değildir. Öyle olsaydı, Mustafa Kemal’in mebuslardan bir kısmım idam ettirmesi kolay olmazdı…

Kaynak: Prof. Dr. Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, Özgür Üniversite Yay, 19. baskıı, 2012, Sayfa: 76

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir