Bu kitapları müzelere koysaydık harf inkılabını yapmazdık..

Osmanlı döneminde petrol ve antika zenginlerinden olan ermeni asıllı Klaust Gülbenkyan’ın Türkiye ile alâkalı çok mühim bir hatırası vardır. Hatıra şöyledir: Osmanlı devletinin petrollerinden pay alan ve kayıtlarda bir Ermeni olarak geçen Gülbenkyan, kazandığı paraları çarçur etmeden Halep’ten, Musul’dan, Edirne’den, Konya’dan, İstanbul’dan binlerce yazma eser ve sanat şaheseri toplar. Zamanla iyi bir petrol uzmanı olduğu kadar, mükemmel bir antika mütehassısı olur.

 

 

Çünkü gezdiği yerlerde aynı zamanda tarih fışkırır. Topladığı kitapları konaklara sığmaz olur. Böyle olunca devrin başbakanı İsmet İnönü’ye çıkar ve usulünce “Bana izin verin Saraçhane’de bir kitap müzesi kurayım” der. İnönü bu teklife inanılmaz bir tepki gösterir ve: “Eğer bu kitapları müzelere koyacak olsa idik harf inkılabını yapmazdık” der. Gülbenkyan çaresiz kalır. Bu kez kitaplarını yurt dışına çıkarmak için müsaade ister. Bu sefer Portekiz’le irtibata geçen Gülbenkyan Portekiz devlet başkanı Salazar tarafından davet edilir. Gülbenkyan’ı davet eden Salazar dünyanın en orijinal kitap müzesini başkenti Lizbon’a kazandırır. 1955’te Lizbon’da ölünce, topladığı eserler 5 yıl sonra Lizbon’a taşınır ve Gülbenkyan Vakfı Müzesi olur. Vakfın ayrıca bütün Portekiz’e dağılmış 150 kitaplığı vardır. Gülbenkyan Vakfı 2.6 milyar dolarlık varlığıyla halen dünyanın en büyük vakıflarından biridir.

(Tarih ve Düşünce Dergisi, sayı:66)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir