Bizi birbirimize kırdırtarak aldattılar..

Aşağıdaki satırlar, Çanakkale’yi destanlaştıran gâzilerimizden Mülâzım Ahmet Halit Üngör’ün bir hâtırâsı olup İngiliz ve Fransız gibi İslam düşmanlarının Müslümanları nasıl aldattığına dair acı bir vesikadır.«Çanakkale’de savaşıyorduk. Siperlerde bulunduğumuz sıralarda düşman tarafından bir askerin sıçrayarak bize doğru yaklaşmakta olduğunu gördük. Korkusuz bir delikanlı idi bu… Bizim erattan (erlerden) onu görenler, arka arkaya ateş ediyor, fakat bu askerin bize yaklaşmasına,


Engel olamıyordu. Düşmanımız, anlaşılan bize sokularak el bombası atacaktı. Hemen silâhımı doğrultarak nişan aldım ve ateş ettim. Vurularak yere düştü ve bir müddet çırpındıktan sonra hareketsiz kaldı. Sürünerek yanına gittiğimde ölmüş olduğunu gördüm. Fransız üniformalı, zenci bir askerdi bu. Üzerini yokladım… İç cebinde bir şişlik vardı. Elimi üniformasından içeri sokarak onu aldığımda, donakaldım. O değil de ben vurulmuştum sanki.Elimde tuttuğum şey, sözde düşmanım(!) olan o zencinin kanlarıyla ıslanmış bir Kurân-ı Kerîm’di. 

Ah o sömürgeci İngilizler, âh o Fransızlar……» Evet, tüylerinizin ürpererek okuduğunuz bu hâdise, Çanakkale gâzilerinden Mülâzım Ahmet Halit Üngör’ün 15 Nisan 1915 tarihli bir hâtırâsıdır ve İslam düşmanlarının gerçek yüzlerini ortaya koyan acı bir vesikâdır. Evet, âh o İngilizler ve âh o Fransızlar… Önce başka ülkelerde yaşayan Müslümanları birbirine kırdırdılar. Sonra da aynı sınırlar içinde yaşayan ve asırlar boyunca Allah ve Peygamber aşkıyla İslam’a bayraktarlık yapmış olanları Türk-Kürt, Alevî-Sünnî gibi ayırımlar sonucunda akan her damla Müslüman kanı, o vampir yarasaları biraz daha mutlu etti. Artık İslam ülkelerinde dökülen kanlar, göllere dönüşmüştür ve o meş’um yaratıklar, İnşaAllah, yarattıkları bu kan gölünde kendileri boğulacaktır. Çünkü zulüm, fazla uzun sürmez!

Kaynakça:Bizi Böyle Kandırdılar”, Zafer Dergisi, Gerçeğe Doğru Serisi, c.2, f.16, s. 18-19.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir