İnsanların İçindeki Gizli Canavarı Açığa Çıkaran Milgram Deneyi..

1963 yılında Yale üniversitesi’nden profesör Stanley Milgram tarafından tasarlanan deneyde, insanların belirli bir rol altında anonim birleşerek, kendi kimliklerinden sıyrılacağını ortaya koymaya amaçlanıyordu.Deneyde, 20 ile 50 yaşları arasında toplumun her kesiminden erkekler seçildi. Bu kişiler gazete ilanı ve posta yoluyla bulundu.Deneyde katılımcılara grubun ikiye ayrıldığı, öğretici ve öğrenci olarak bölündüğü bilgisi verildi. Oysaki öğrenci tekti ve tüm katılımcılar, öğretici olarak görev yapacaktı.

Tabii ki bu durumdan deneklerin haberi yoktu çünkü öğrenci işbirlikçiydi. Milgram Deneyi şu şekilde kurgulanmıştı.İşbirlikçi yani gerçek bir oyuncu olan öğrenciye, öğretici yani öğretmen tarafından sorulan sorulara cevap vermesi ve verdiği yanlış cevaplar yüzünden, bir düğme yardımıyla öğretici tarafından elektroşok uygulanmasıydı.Deneyde öğretici ve öğrenci birbirini görmüyordu. Deney ortamı arada duvar olan iki ayrı oda şeklinde düzenlenmiştir. Deneyde iki tarafta ancak birbirlerini duyabiliyordu.

Deneyden önce her öğretmene 45 volt elektrik şoku uygulanarak, öğrenciye uygulanacağını sandığı şokun neye benzediği hakkında fikir verilmiş oluyordu.Milgram Deneyinde tabii ki öğrenci rolündeki işbirlikçi iyi bir oyuncuydu ve kendisine elektroşok verilmiyordu. Sadece rol yaparak kendisine elektrik şoku verildiği hissi öğretici yani deneke hissettiriyordu. Elektrik şoku verildiği anda işbirlikçi öğrenci duvarlara yumrukluyor ve merhamet diliyordu.

Öğrenciye sorulan sorularda, öğrenci bilmediği zaman ve yanlış cevap verdiğinde elektrik şoku daha da arttırıyor, aslında elektrik verdikçe çığlık atılan önceden kaydedilmiş bir kaset aracılığıyla öyle olduğu hissettiriliyordu. Voltaj bir kaç defa arttırılmasından sonra işbirlikçi öğrenci, kendisini yan odadaki denekten ayıran duvarı yumrukluyor ve acısını belli etmeye çalışıyordu. Hatta Milgram Deneyinin sürümlerinden biri işbirlikçi öğrenci, deneke gerçek kalp rahatsızlığı olduğunu söylemesi gibi ek bir özellik taşıyordu.

 

Pek çok noktada pek çok denek öğrencinin ne halde olduğunu öğrenmek için deneyi durdurmak istediklerini ifade ettiler. Bazı Denekler, 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başladı. Ama deneye katılanların çoğu, sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam etti. Denek durmak istediği zaman kendisine aşağıdaki sözlü uyarılar yapılıyordu.

1. Lütfen devam edin.
2. Deney için devam etmeniz gerekiyor.
3. Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
4. Başka seçeneğiniz yok devam etmek zorundasınız.

Denek bu 4 uyarıdan sonra bile hala durmak isterse deney durduruluyordu. Tersi durumda ise deney, ancak denek en yüksek şok olan 450 voltu, üç kere ardarda uygularsa ancak bundan sonra durduruluyordu.

450 volt elektrik bir insanı öldürebilir. Öldürmese bile onu yüksek acıya maruz bırakabilir. Bunu bilmesine rağmen denekler, karşıdakinin tanımadıkları bu kişinin acı çekmesini istemişlerdir.

Milgram deneyinin nereye gideceğini merak eden Milgram, deneyi gerçekleştirmeden önce Yale üniversitesinin öğrencilerine anket yapmış, yüksek lisans öğrencileri, sadece birkaç sadist eğilimli denek in yüzde 1,2’sinin, en yüksek voltaj uygulayacağını düşünmüş, psikiyatri bölümündeki öğrencileri ise onbinde 12 sinin yani yüzde 0,12 denekin 450 volta kadar çıkabileceğini düşünmüşlerdi.

Oysa sonuçları dehşet vericiydi.Bu ilk deney de 40 dernekten 26 sı yani yüzde 65 i deneyin en yüksek gerilim noktası olan 450 voltu, her ne kadar huzursuz hissetmiş olsa da uygulamışlardır. Hepsi deneyin bir noktasında durup deneyi sorgulamıştır. Hatta bazıları kendilerine ödenen parayı geri vereceklerini söylemişler , ancak çoğu bunu yapmamıştır. Hatta katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmemiştir.

Milgram deneyi aslında bize insanların ne kadar canavarca hisler taşıdığını ne kadar acımasız olduğunuzu göstermektedir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir