Türk müsün, Kürt müsün, Fransız mı? Yoksa ABD uşağı mı?

Akaryakıt zammı gerekçe gösterilerek Fransa’da başlatılan gösteriler sürüyor..

Aynen bizdeki Gezi eylemlerinde olduğu gibi..

Siyasi iktidar, bizde “İddia ettiğiniz şekilde buraya AVM yapılmayacak. Eskiden olduğu gibi, Topçu Kışlası yapılacak. Ama işi bu kadar istismar ettiniz.. Topçu Kışlası yapımından da vazgeçildi.” açıklaması yapmıştı..

Ama Gezi eylemlerinin amacı başka olduğu için..

Sokaktan çekilmemişlerdi..

Şimdi aynı şekilde..

Fransa’daki siyasi iktidar, “Akaryakıt zammını iptal ettim” demesine rağmen..

Bu açıklamayı 3 gün önce yaptığı halde..

Göstericiler dün, yine sokaklara çıktılar..

Bu benzerliği hatırlattıktan sonra..

Türkiye’deki askeri personele başörtü yasağı getirilmesi için Danıştay’da dava açan Halkın Kurtuluşu Partisi’nin..

Bir benzeri olan..

Yine Marx’ı, Engels’i kendilerine önder alan..

Avrupa’da kurulu olan..

“Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi”nin sosyal medya hesaplarından, dün bir paylaşım yapıldı..

Anında bizdeki solak siteler, Türkiye’de de o paylaşımı yaygınlaştırdılar..

Ne vardı, paylaşımda?

Paris sokaklarında sarı yelekli bir Türk..

Daha doğrusu..

Türkçe konuşan..

Ama..

Türk mü, yoksa ateistleştirilen.. Beynini Marx’a, Engels’e satan bir PKK’lı mı..

Tam karar veremediğim bir genç..

Elinde mikrofon ve küçük kamera olan birisinin üzerine doğru gidiyor..

Giderken de konuşuyor:

“Bakın arkadaşlar..” diye başlıyor..

Devam ediyor:

“TRT.. Kendi ülkelerinde hiçbir eylemi haber yapmayan, hiçbir zulmü haber yapmayan.. Hiçbir işçi gösterisini göstermeyen. Burda Fransa’yı haber yapıyor..”

Gösterdiği şahsın, TRT muhabiri olduğunu anlıyoruz..

Paris sokaklarında yaşanılan olayları Türkiye’ye aktarmak için, gazetecilik yapan birisine yönelik saldırıyı gördükten sonra..

Türkçe konuşan; ama elin gavurlarının idelojilerinin peşinden koşan genç gerçek niyetini izhar ediyor:

“Macron da gidecek, Tayyip de gidecek, siz de gideceksiniz.”

Böyle bir cümleden sonra..

Türkiye’deki Tayyip düşmanları, bu paylaşımı göstermeden durur mu?

TV ekranlarında aynı görüntüler..

İnternet sitelerinde aynı konuşmalar..

Döndür döndür, bir daha göster..

İyi de..

Paris sokaklarındaki bir sosyalistin, TRT muhabirine yönelik bu şovunu allayıp pullayıp, Türkiye’deki insanlara gösterenler, hiç düşünmüyorlar mı:

TRT muhabiri, Paris sokaklarına niye gitti ki?

2013’de Türkiye’deki Gezi isyanı sırasında Taksim’e konuşlanan Avrupa basınına misilleme yapmak için gitti.

Bunu sağır sultan bile biliyor..

Sen, Türkiye’deki olayları kışkırtmak için, canlı yayın araçları ile, Avrupa’ya 24 saat yayın yaparsan..

Fransa’sı ile, Almanya’sı ile.. Hollanda’sı ile..

Televizyoncularını Taksim’e yollarsan..

Türkiye de, TRT’sini Paris’e yollar..

Biz 24 saat canlı yayın yapmasak da..

“Bak bu işin misillemesi de var” hatırlatması için..

Bir muhabiri, Paris’e yollayıp, sokaklarda yaşanılanları Türkiye’deki seyircilere aktarır..

Ne yani?

Almanların, Fransızların Taksim’e gelip, 24 saat canlı yayın yapmaları serbest de..

TRT’nin Paris’e muhabir yollayıp, 10 dakika haber yapması suç mu?

Aslında ben TRT muhabirinin yerinde olsa idim..

O sarı yelekli üzerime doğru gelirken, ordan kaçma yerine, mikrofonu kendisine uzatır, çekime başlardım.

“Affedersin kardeş, seni tanıyabilir miyiz” derdim..

“Türk müsün, Kürt müsün, yoksa beynini Marx’a satan bir uşak mısın?” diye sorardım..

Niye sorardım..

Çünkü karşımdakinin sözleri şu:

“Macron da gidecek.. Tayyip de gidecek. Siz de gideceksiniz.”

İyi de..

Sorarlar adama: “Siz kimsiniz, bey abi?”

Öyle ya..

Fransa’daki siyasi iktidarı, bunlar belirliyor.. Macron’un gitmesine karar veriyorlar..

Türkiye’deki iktidarı, bunlar belirliyor.. Tayyip’in gitmesine karar veriyorlar..

O zaman sorarlar bunu söyleyene: “Siz kimsiniz? ABD’nin uşağı mı?”

Dikkatinizi çekmiş olmalı..

Suriye’de PYD’ye binlerce TIR silah veren Trump’a toz kondurmuyor, sarı yelekli kişi..

Ne de olsa..

Göbekten bağlı..

Hem Türkiye’ye burnunu sokuyor.. Hem Fransa’ya burnunu sokuyor..

Türk desen, Türkiye’de değil.

Fransız desen, Türkçe konuşuyor.. 

Ama belli ki..

Her yere bulaşan.. Her yere karışan.. 

Uluslararası bir eleman..

TRT muhabiri, bu soytarı sebebi ile, bulunduğu noktadan ayrılma yerine..

Onunla diyaloğa geçse idi..

Dört dörtlük gazetecilik de yapmış olacaktı..

Sorsa idi bu şaklabana:

“Akaryakıt zammı geri alınsın diye sokağa çıktınız. Zam geri alındı. Şimdi niye sokaktasınız?”

Ne diyecekti sarı yelekli şaklaban?

“Bize böyle emredildi.. Biz bilmeyiz, amirimiz  bilir”den başka ne diyebilirdi?

Aynen..

Türkiye’de Gezi isyanı için sokaklara çıkıldığında.

TV ekranlarında sabahlara kadar süren tartışma programlarında Gezi’cilere sorulduğunda..

“Topçu Kışlası, o mekanda yer alan tarihi bir eser idi.. Yapmamız gerekirdi ama.. Vazgeçtik.. Niye sokaklardan çekilmiyorsunuz?”

Ne cevap veriyorlardı?

Türkiye’nin uydu olarak kalması için kendilerine verilen talimattaki istekleri tekrarlayarak sıralıyorlardı: 

“3. Köprü’yü istemeyiz. 3. Havalimanı’nı istemeyiz.. Vs.”

Şimdi aynısını..

Paris’te yaşıyoruz..

Hem de..

Bir ay önce, Macron’a “ABD ordusu gelmeden önce Paris’te Almanca öğrenmeye başlıyorladı” şeklinde imalı sözler sarfeden Trump’ın o çıkışından sonra..

Bizde FETÖ’cüler eliyle, ABD Gezi isyanını başlattı..

Fransa’da da, sosyalistler eli ile mi, başlattı?

İzleyip, görelim..

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir