Hem İncil’de hem de Tevrat’ta geçen “Büyük Savaş” yani Armegeddon savaşında da orduların başına geçecekti.

 Amerika’nın en büyük sorunu “RADİKAL HRİSTİYANLIK”tır.

Bürokraside, CIA’dan tutun FBI ve Pentagon’a kadar her yere sızan bir grup bu. Peki kim bu tutucu Hristiyanlar?..
Sorunun cevabı bizi dünyada yaşanan kaosların temeline götürüyor. Öncelikle Radikal Hristiyanların adını koyalım.
Onlara Evanjelistler deniyor. Sonradan ortaya çıkan farklı bir Hristiyan inancını temsil ediyor. 17. yüzyılda İngiltere’de sahne aldılar. Katolik kilisesini reddeden, İngiltere’deki yarı Katolik-Anglikan kilisesi hakimiyetini tanımayanlar Amerika’ya kaçarak burada yayıldılar.

Bu radikalleri diğer Hristiyanlardan ayıran fark Yahudileri fazlasıyla sevmeleriydi. Siyonizme BÜYÜK DESTEK veriyorlardı. Çünkü bu inancı sahaya sürenler de Yahudilerdi. Radikal Hristiyanlar, “Yahudiler Tanrı’nın seçilmiş halkıdır” diyordu. “Kutsal toprakların, Kudüs’ün Yahudilerin malı olduğuna” inanıyordu. “Mesih’in gelişiyle birlikte Yahudiler dünya egemenliğine ulaşacak” inancını baş tacı yapıyorlardı. Radikal Hristiyanlık Evanjelizmi tasarlayan ve dünya piyasasına süren Yahudiler olduğuna göre bunda şaşılacak bir durum yoktu. İsa Aleyhisselam geri gelecek, dünyada “Tanrı’nın Krallığı” tahtına oturacaktı. Hem İncil’de hem de Tevrat’ta geçen “Büyük Savaş” yani Armegeddon savaşında da orduların başına geçecekti.

Evanjelistler, Armageddon savaşında İsa Aleyhisselam’ın birleşen Hristiyan ve Yahudi ordularının başında zafer kazanacağına inandırılmıştı. Amerika’da Başkanlardan tutun, kongre üyelerine kadar her yere yayılan Radikal Hristiyanlık, Yahudilerin dünya egemenliğine destek vermenin dini görev olduğunu savunuyordu. O yüzden onlara “SİYONİ ST HRİ STİYAN LAR ” deniyordu. Amerika’daki tüm İsrail yanlısı lobilerde gönüllü olarak çalışıyorlar, “Sürekli savaşı” savunan HAÇLISİYONİST ittifakı NeoConlar’ın emrine koşarak gidiyorlardı.

En büyük ortak yanları “İslam düşmanlığı“ydı. İsa Mesih’in yeryüzüne yeniden inebilmesi için Yahudilerin, “Kenan Diyarı“nda yani Türkiye dahil Ortadoğu’yu içine alan bir coğrafyada Tanrı tarafından vaat edildiğini iddia ettikleri topraklarda toplanmış olması gerekmektedir. Radikal Hristiyan Evanjelistler buna inanıyor. İsrail’e verdikleri akıl almaz desteğin ve Evanjelizm-Siyonizm ittifakının kaynağı işte budur. Radikal Hristiyanlık inancında Tanrı’nın iki planı vardır. Yeryüzü “Dünya Polisi” olarak gördükleri İsrail egemenliğine bırakılacak.

Buna karşılık “Dünya Polisi“ne verdikleri destek sayesinde Hristiyanlar da Cennet egemenliğini kazanacaktı. Nixon döneminde siyasete sızan, Reagan’la zirveye taşınan Evanjelistler, Bush döneminde Afganistan’dan Ortadoğu’ya tüm İslam coğrafyasını kan gölüne çevirerek Amerika’da Siyonistlerle el ele PARALEL DEVLET konumuna gelmiştir. Onların inancında Hristiyanlar ve Yahudiler Tanrı’nın kutsal ordularıdır.

Diğer dinlerde olanlar ise Tanrı’nın önemsiz kıldığı kullarıdır. Yahudiler Hristiyanlık ilk döneminde oturup birbirinden farklı 100 İncil yazmıştır. Bizans imparatoru İznik’te konsülü toplayarak “Hangi İncil’e inanacağız” diye baskı yapmıştır. Papazlar karar veremeyince tehdit etmiş, en sonunda kilisenin çatısına çıkarak 100 İncil’i aşağıya atmışlardır. “Tanrı kendi kitabını korur” mantığıyla… Nitekim yere düştüğünde en az yıpranan İncil kabul edilmiştir. Bunu yüzyıllarca önce yapan Yahudi aklı, Radikal Hristiyanlık Evanjelizmi de “Yahudi” çizgisine getirmekte zorlanmamıştır. İki sene önce gittiğimiz Macaristan’da Türk Büyükelçiliği yetkilileri bana muazzam kalitede Macarca Kuran-ı Kerim verdiler.

Bundan burada binlerce bastırılıp dağıtılıyor” dediler. Baskı için servet harcayan ve bedava dağıtan kişinin bir Macar Yahudisi olduğunu söylediler.

Türkiye tam bağımsızlık parolasıyla İslam coğrafyasında tezgahların bozulması, akan kanın durması, dünyadaki sömürünün sona ermesi için işte bu akılla mücadele ediyor.

İsrail’in Kıbrıs’ta Rum kesimine yanaşması, K.Irak’ta Barzani referandumuna tam destek vermesi, S. Arabistan, Mısır ve BAE gibi ülkeleri kucağına oturtarak İslam coğrafyasını bölmesi, İran’ın yerle bir edilmesini istemesine kadar tüm kaosların ardında Evanjeliklerle yapılan ittifakın parmak izleri vardır. PKK, DEAŞ ve FETÖ’ye verilen sınırsız destekler de aynı kaynağın kirli suyudur. “Kudüs kararı“nın bölgede kaos oluşturacağını bile bile buna adım atılması da aynı birleşik kafaların içindeki inancı ürünüdür..

Bekir Hazar/Takvim-15 Aralık 2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir